Habibe Tilki UZEL
Tekirdağ pedal çevirsin!


Tekirdağ pedal çevirsin!

 

Hollandalıların yılda ortalama 1.000 km pedal çevirdiğini biliyor musunuz? Üstelik öyle sanıldığı gibi Hollanda evvel ezelden bir bisiklet ülkesi değildi. Fakat özellikle belediyelerin doğru girişim ve düzenlemeleri ile ülke bisiklet cenneti haline geldi. Bugün Hollanda’da yaşayan insanların yüzde 90’ı işlerine giderken bisikleti kullanıyor. Yani bisiklet onlar için gerçekten bir ulaşım aracı niteliği şeklinde.

 

Bizim ülkemizde bisiklete ulaşım aracı gözüyle bakılıyor mu? Ne acı ki asla böyle bir bakış açısı yaygın değil. Ülkemizde insanlar bisiklete arada sırada spor olsun diye biniyorlar. Tabii bunun için bile şehirlerimizin çoğunda doğru düzgün bisiklet yolları yok. Zaten Türkiye’de bisiklet yolunun çok olduğu ve bisikletin kullanıldığı şehirler de bir o kadar az. Onların başında da Eskişehir, Ankara, Antalya, Bursa gibi kentler geliyor. Bu şehirlerimizin belediyeleri şehir içi yollarda bisiklet yolları, bisiklet istasyonları ve bisiklet park yerleri tasarımına ve yapımına dair çalışmaları hayata geçirmişledir. Dolayısıyla bisiklet bu şehirlerimizde bir nebze olsun ulaşım aracı olarak kullanılıyor. Fakat koskoca ülkede neden 5-6 kent ile bu durum kısıtlı kalsın ki?

 

Bir şehrin yaşanabilir kent olması şartlarının içinde mutlaka bisiklet yollarının varlığı şartının olması gerektiğini biliyor musunuz? Evet, yanlış duymadınız yaşanabilir kentler bisiklete yer açıyor.

 

İçinde yaşadığımız Tekirdağ için durum sizce nasıl desem eminim pek çoğunuz yollarımızın tam anlamıyla düzgünleşmemiş olmasından dem vurarak “arabayla zor gidiyoruz, bisiklet şurada dursun” diyebileceğinizi duyar gibiyim. Ancak bu konu için mazeret olmamalı ve belediyelerimiz bir an evvel bisiklet yolu projesini oluşturup hayata geçirmeli. Bugün Hollanda başta olmak üzere bisiklet projesini hayata çok iyi taşımış örnekler var. Bu örnekleri detaylı inceleyip en uygun modelini şehrimize taşımak çok büyük bir adım olacaktır. Özellikle bazı şehirler var ki örneğin Portland gibi 20 yıl bisiklet dostu olmaya söz verdi ve ona uygun olarak hareket ediyorlar. Böylece her geçen gün bisiklet kullanımı artıyor, dolayısıyla trafik azalıyor. Bogata ise çok daha uçuk bir düzenlemeyi hayata soktu. Senede bir gün değil her Pazar günü şehri motorlu trafiğe kapattı. Böylece Bogata bisiklet ile barışmak zorunda kaldı.

 

Peki ya bizler artan ve çileye dönen trafikten çok şikâyet ediyoruz ama ondan bizi kurtaracak olan bisikleti ciddiye bile almıyoruz.

 

Tekirdağ’da uzun ve düz olan bir sahil boyu var. Fakat doğru düzgün değerlendirilmiyor oluşu hepimiz gibi beni de çok üzüyor. Oysa sahil boyunca bisiklet yolu bir an evvel yapılsa eminim insanlar büyük bir hevesle bu yolu kullanacaklar. Bunun dışında şehrin en düz noktalarından biri olan 100. Yıl Mahallesi ana cadde üzerindeki kaldırımlara da bisiklet yolu için yer açılsa ne kadar güzel olmaz mı? Hem spor hem ulaşım için pedal çevirsek, bunu alışkanlık haline getirsek, bisiklet kullanımız artsa Tekirdağ daha da yaşanabilir bir kent olmaz mı? Bana göre bisiklet yolu projesi insan odaklı projelerin başında geliyor. Bizim belediye başkanlarımız Kadir Albayrak ve Cüneyt Yüksel’de insana dokunmayı amaçladıklarından emin olduğum için bu projeyi mutlaka değerlendirmeleri lazım.

 

Hatta bisiklete binmeyi özendirmek amacıyla bisiklet festivali veya bisiklet yarışı düzenlense kentimiz de nasıl olur? Bence üzerinde kafa yorulup detaylandırılması gereken bir mevzu. Çocuklarımıza böyle güzel bisiklet yollarını, binme alışkanlıklarını miras bıraksak ne de güzel olur. Şehrimizde bisiklet yolu istiyoruz, Tekirdağ inişli-çıkışlı yollarına inat bisiklet kenti olarak anılan kentlerin listesine girsin istiyoruz.   


Yayınlanma Tarihi : 2019-11-20 17:44:08
Okunma Sayısı : 258
reklam yan

Habibe Tilki UZEL Diğer Yazıları