Habibe Tilki UZEL
15 tatilde oyun mu ders mi?


15 tatilde oyun mu ders mi?

 

 

Bir eğitim öğretim yılının da ilk yarısı tamamlandı. Çocuklarımız sınavlar, sözlüler derken yarıyıl tatilini hak ettiler. Umuyorum ki sonraki döneme güzel başlangıç yapabilmek için keyifli ve kaliteli bir 15 tatil geçirirler.

 

Peki, 15 tatilin hem keyifli hem de kaliteli olması nasıl mümkün olur? Öğrencilerden çok velilerin kafasının karışık olduğu kesin. Çocuğum tatili oynayarak mı geçirmeli yoksa yine ders mi çalışmalı sorularının önü arkası kesilmiyor.

 

Bana kalırsa 15 tatil çocuğun hem ailesiyle hoşça vakit geçirdiği bir dönem olmalı hem de aile çocuğuna faydalı yönlendirmeler sağlamalı. Zaten konunun uzmanları da bu sürçte ebeveynlere çok rol düştüğünün altını çiziyor. Aileler çocukları için verimli bir tatil sunmaları için mutlaka plan yapmalılar. Dinlenme ve eğlenmeye elbette zaman ayrılmalı. Bunun yanında da eğer zayıf dersler varsa bunların telafisi için ne yapılır çözüm üretilmeli. 15 tatil eğer akademik anlamda düşük durumlar söz konusu ise çocuğun arkadaşlarına yetişmesi için de güzel bir fırsat olabilir. Ancak yukarıda da söylediğim gibi 15 tatil mutlaka planlı bir şekilde bölünüp hem aile ile güzel vakit geçirilmeli, hem çeşitli etkinlikler yapılmalı hem de derslerle alakalı haller gözden geçirilmeli. Böylece dolu dolu, verim elde edilen 15 tatil yaşanmış olur düşüncesindeyim.

 

Özellikle çağımız çocuklarının en büyük handikabı olan telefon, bilgisayar, tablet, televizyon gibi teknolojik aletler konusunda son derece dikkatli olunması gerekiyor. Öyle ki tüm bu aletlerin yavaş yavaş ama derinden bağımlılık yaptığı bilimsel çalışmalarla kanıtlandı. Belki tamamıyla uzak tutmak imkansız ama kısıtlı ve kontrollü bir şekilde kullanmak gerekiyor. Aksi takdirde çocuklarımız tüm bu aletlerin kurbanı olabiliyor.

 

Toplumumuzda olduğu gibi çocuklarımızın arasında da ne yazık ki kitap okuma alışkanlığı konusunda eksiklik bir hayli mevcut. Sömestr kitap okumak hatta kitap okumayı alışkanlık haline getirmek için harika bir fırsat olabilir. Nasıl ki oyun zamanı var nasıl ki ders zamanı var nasıl ki az da olsa televizyon zamanı var mutlak ve mutlak kitap okuma zamanı da olmalı. Hem de bu kitap okuma zamanı tüm aile fertleri için geçerli olsa nasıl güzel olur. Benim sıklıkla söylediğim bir şey var ki; bir çocuğa eline kitap al oku dediğinizde onu buna yöneltmiş olmuyorsunuz maalesef ama siz de elinize bir kitap alıp okuduğunuzda ve çocuğunuz kitap okuduğunuzu gördüğünde inanın bu sözlerden çok daha etkili oluyor. Hem kendiniz hem de çocuğunuz için günde belirli bir saat dilimini birlikte kitap okuma zamanı yapabilirsiniz. Bakın görün saymakla bitmeyecek faydalar ortaya çıkacak. Çünkü bireyin kendini geliştirmesinde kitap okumanın faydası çok fazladır. Üstelik kitap okuyan kişilerde kalıcı başarılar mevcuttur. Eğer şuanda ben denizin köşe yazısını okuyorsanız lütfen bir karar alın ve tez vakitte hanenizin içinde süresi kısa bile kitap okuma zamanı oluşturun.

 

Son olarak lütfen çocuklarınızı diğer çocuklar ile kıyaslamayın derim. Çünkü her çocuğun başarısı ve başarısızlığı kendi potansiyeli dahilindedir. Eğer çocuk illa biriyle yarışacaksa bu kendi olmalıdır. Önüne hedefler koymalı ve hep bir sonrakinde daha da başarılı olmayı amaçlamalıdır. Bunları öğrenmesi ve yapması için biz ailelere düşen ise mutlak bir şekilde çocuğumuza faydalı ve doğru yönlendirmeler yapmak olmalıdır. Güveni zedelenmiş çocuklarımız ne yazık ki büyüdüklerinde de özgüveni eksik bireyler olacaktır. Bu yüzden özgüveni tam, yeni hedeflere yelken açabilen çocuklar yetiştirmek dileğiyle diyor tüm evlatlarımıza güzel bir 15 tatil temenni ediyorum…      


Yayınlanma Tarihi : 2020-02-05 16:44:40
Okunma Sayısı : 161
reklam yan

Habibe Tilki UZEL Diğer Yazıları