TİLKİNİN GÜNLÜĞÜ
Organ bağışı korkutmasın, yaşam olsun!


Organ bağışı korkutmasın, yaşam olsun!

 

“Her bağış, yeni bir hayattır.” Bu sloganı bu hafta eminim pek çok yerde görmüşsünüz. Nedeni ise 3-9 Kasım arası organ bağış haftası olması. Bu hafta bu konuyu çeşitli yerlerde kimileriyle konuştum. Fakat her nedense daha ‘organ bağışı’ dediğimde çoğu önyargı ile yaklaşıyor. Oysa duyarlılık gösterilecek önemli konuların başında geliyor. Sonra biraz düşündüm ve konuya direk organ bağışının önemi diyerek girmek yerine “biraz düşünelim bizim veya en sevdiklerimizin organ bağışına ihtiyacı olsa konuya nasıl bakardınız?” demenin önyargıyı bir nebze olsun hafiflettiğini gördüm.

 

Bir an bakınca organlarımızı vermek belki zor bir şeymiş gelebilir. Oysa yaşamın sonuna gelmişken organlarımız tam olsa kaç yazar ama bunu idrak etme noktasında bir hayli kat etmemiz gereken yol var. Tabloya organ bağışına ya bizlerin ihtiyacı olsaydı diye bakınca durum farklılaşıyor. En çok sevdiğimiz biri her gün elimizden kayıyor ve ihtiyacı olan şey organ bağışı. Eminim o organı bulabilmek için her yolu dener ve birilerinin bağışlaması için büyük umutları avucumuzda tutarak beklerdik.

 

Ülkemiz bağışlanan organı nakletme konusunda çok başarılı. Böbrek, deri, karaciğer, kalp, kemik, kemik iliği, deri gibi pek çok doku ve organ bağışı yapılıyor. Her ne kadar son yıllarda bir nebze olsun ilerleme kaydetmiş olsak bile dünyaya oranla bağış konusunda üst sıralarda değiliz. İstatistiksel verileri incelediğimiz zaman Türkiye’de sağlığına kavuşmak için organ nakli olmayı bekleyen 26 bin civarı hasta var. Hastaların 22 bin civarı böbrek nakli bekliyor. Kök hücre nakli için tarama başvurusu yapılan hasta sayısı ise 2 bin. 2002 yılında 111 kişi organ bağışı yaparken bu sayı 2018 yılında 598’e yükseldi. Bu gerçekten çok ama çok sevindirici bir durum.

 

Organ bağışının alınması için kişinin hayatta ve sağlıklıyken bağışladığına dair olan izin kartının varlığı gerekli. 18 yaş üstü, akli dengesi yerinde isteyen herkesin bağış kartı olabilir. Hiçbir zaman bağış kartı tek başına yeterli değildir. Ailenizin ya da yakınlarınızın rızası olmadan organlarınız alınamaz. Bu sebeple bağış yaptığınız andan itibaren bu kararınızı ailenizle paylaşmanız gerekmektedir, organ bağışı bir nevi mirastır. Organları alınan kişinin cenazesi, kamuoyuna yansıdığı gibi bir torba içinde teslim edilmez aksine son derece özenli bir şekilde vücut bütünlüğü bozulmadan aileye teslim edilir. Bu konuda nakil merkezleri özellikle hassasiyet göstermektedir. Aileler kimi zaman bu durumu çok zor kabulleniyor olsa da sevdiklerinin bir organının umut bekleyen başka bir bedende yaşam bulması durumu biraz olsun kolaylaştırabilir. Ülkemizde kimilerinin bağış konusundaki çekincesi ise dini mevzulardan kaynaklı olabiliyor. Fakat bununla ilgili de son yıllarda din adamları sakıncası olmadığına dair açıklamalar getirmeleri olumlu katkılar sağladı.

 

Türkiye’de organ bağışı konusunda birinciliği son yıllarda olduğu gibi bu yılda Bursa civarı aldı. Evet, Bilecik, Düzce, Yalova, Çanakkale, Balıkesir illerini kapsayan Bursa bölgesi denilen kısım ülkemizde konuya en fazla önem veren yerlerin başında geliyor. İçinde yaşadığımız Tekirdağ bağış konusunda üst sıralarda yer almıyor. Bağış haftası kapsamında Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü de etkinlik düzenledi. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Cengiz Becerir de konuyla ilgili korkutan rakamları kamuoyuyla paylaşarak farkındalık yaratılmasının bir an evvel şart olduğunun altını çizdi.

 

Sağlıklı iken organlarımızın kıymetini bilelim, yolun sonuna geldiğimizde ise o çok sevdiğimiz organlarımızın başka bedende yaşam bulup, yeni hayatlarda yaşayabileceğini unutmayalım. Organ bağışı çok da ürküten bir durum değil. Hepimizin birer bağış kartı olması dileklerimle… 


Yayınlanma Tarihi : 2019-11-05 15:57:54
Okunma Sayısı : 85
kiremitçiler

TİLKİNİN GÜNLÜĞÜ Diğer Yazıları