YOLSUZLUK VE RÜŞVET KAYGISI
YOLSUZLUK VE RÜŞVET KAYGISI
Tekirdağ Barosu 17 Aralık 2013 tarihinden bu yana gündemi meşgul eden yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla ilgili olarak bir basın açıklaması gerçekleştirerek, durumun oldukça vahim olduğunun altını çizdi.
Türkiye'de ki tüm baroların ortaklaşa yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Yurttaşlarımızın hak arama özgürlüğünün temsilcisi ve toplumsal adaletin oluşmasındaki tek güç olarak, yargı üzerinden yürütülen siyasal stratejilerin, “adalet” kavramını örselediğine ilişkin tespitimizi tarihe not düşüyoruz.
Demokrasiye olan sarsılmaz inancımızın biçimlendirdiği “milli iradeye saygı” tüm yaklaşımlarımızın temelini oluşturmaktadır. Bununla birlikte, aynı kavramın doğal uzantısı olan “kuvvetler ayrılığı” ilkesine getirilen yıkıcı eleştirilerin, egemenliğin kullanımında ülkemizi tehlikeli bir boyuta sürüklediğini gözlüyoruz. Avukatlar olarak “yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı” ilkesinin çoğunluk iradelerine feda edilemeyecek kadar “yaşamsal” olduğunu vurgulamayı, mevcudiyetimizin sebebi sayıyoruz. Yurttaşlara “hukuk güvenliği” sağlayan bu yegâne ilke, onurlu yaşamanın da tek koşuludur.
Özel görevlerle kurulmuş yargı organları tarafından türetilmiş deliller ışığında verilen kararlar ile özel olarak seçilmiş kişilerin haksız biçimde hapislerde tutulması, en yetkili ağızlardan itiraf edildikten sonra geçen her gün, yüreğinde “hak” barındıran yurttaşa yüktür. Haksızlık filizini elbirliği ile dikip, ortaklaşa sulayanlar serpilen adaletsizliğin sorumlusu iken, bu kez de hukuksuzluklarına yandaş arama gayreti içine girilmesi, bizi aldatmayacaktır.
Adaletsizlik kök saldıkça, baskıyla uygulanan orantısız güç, yeni ceberut yapılanmaların gerekçesi olmaktadır:
· Sadece yargıya bağımlı bir adli kolluk oluşturulması gerekirken, yargı kolluğun adaletine terk edilebilmektedir.
· Yargı mensupları, ulusal ve uluslararası alanda genel kabul görmüş evrensel kurallara ve güvencelere rağmen tayin edilebilmekte, bu yolla“özel dosyalar” da el değiştirebilmektedir.
· Soruşturmasına göre polis, polise göre savcı, savcıyla uyumlu yargıç aranabilmekte, yargılamalar yaşanan hukuksuzlukların meşrulaştırılmasında araç olarak kullanılabilmektedir.
· İnternet düzenlemeleri ile özgürlükler dünyasının karartılması hedeflenmekte, temel hakların özüne dokunulmaktadır.
· Anayasaya açıkça aykırılığı bütün hukuk dünyasının ortak görüşü olan düzenlemelerde inat edilmekte, yangından mal kaçırılmaktadır.
Hukukçular olarak; “plebisiterotoriteryen” bir rejimin anayasa hukukundaki bütün koşullarını kaygıyla tespit etmekteyiz. Bu tespitimizin dayanağı, yürütmenin diğer erkler üzerindeki orantısız güce dönüşen tahakkümüdür.
Adalet Dünyası bütün unsurları ile “diken üzerindedir.”
Bu bir çıkmaz sokaktır. Karşıdaki duvarı göstermek, ülkemizin hukuk tarihini yazan avukatlar olarak bizim görevimizdir. Yapılması gereken en geniş uzlaşma ile “yargıyı bağımsız ve tarafsız” kılmaktır. Tarih örnekleriyle doludur ki, kimsenin yargısı, kimseyi kurtarmaya yetmemiştir."
Okunma Sayısı : 1125
